Ana içeriğe geç
Hastalık & Tedaviler

Liposarkom Nedir? Belirtileri, Türleri ve Tedavisi

Liposarkom, yağ dokusundan köken alan kötü huylu yumuşak doku tümörüdür. Lipomdan farkı, belirtileri, türleri ve tedavi yöntemleri.

Prof. Dr. Yavuz Arıkan
11 dk okuma
Liposarkom Nedir? Belirtileri, Türleri ve Tedavisi
Hastalık & Tedaviler

Liposarkom Nedir? Belirtileri, Türleri ve Tedavisi - Görsel

Liposarkom Nedir?

Liposarkom, yağ dokusundan köken alan ve yumuşak doku sarkomları grubuna giren kötü huylu (malign) bir tümördür. Tıp literatüründe “yağ dokusu kaynaklı kanser” olarak tanımlanır ve sıradan yağ bezelerinden (lipomlardan) tamamen farklı biyolojik davranış gösterir. Liposarkom hücreleri, normal yağ hücrelerinin genetik yapısının bozulmasıyla ortaya çıkar ve kontrolsüz şekilde çoğalarak çevredeki kas, damar, sinir ve hatta kemik yapılarına doğru yayılabilir.

Bu tümörler çoğunlukla derin yumuşak dokularda gelişir. Yani cilt altında değil, kasların arasında, karın boşluğunda veya pelvis gibi kapalı anatomik alanlarda büyürler. Bu nedenle liposarkomlar uzun süre fark edilmeden ilerleyebilir. Özellikle karın içi (retroperitoneal) yerleşimli liposarkomlar, hastada uzun süre yalnızca hafif şişkinlik veya dolgunluk hissi yaratır ve büyük boyutlara ulaştığında teşhis edilir.

Liposarkom

Liposarkom Neden Tehlikelidir?

Liposarkomu tehlikeli yapan birkaç temel özellik vardır:

  • Sessiz büyüme: Uzun süre ağrı yapmaz
  • Derin yerleşim: Dışarıdan fark edilmesi zordur
  • Organlara baskı: Böbrek, bağırsak, damar ve sinirleri sıkıştırabilir
  • Tekrarlama eğilimi: Cerrahi sonrası bile yeniden büyüyebilir
  • Yayılma riski: Bazı türleri akciğer ve kemiklere metastaz yapabilir

Bu özellikleri nedeniyle liposarkom basit bir kitle değil, tüm vücudu etkileyebilen sistemik bir kanserdir.

Liposarkom Nasıl Bir Tümördür?

Liposarkomlar tek tip değildir. Bazıları yavaş büyürken bazıları son derece agresiftir. Hücresel yapısına göre:

  • Düşük dereceli (yavaş ilerleyen)
  • Yüksek dereceli (hızlı büyüyen ve yayılan)

şeklinde sınıflandırılır. Bu sınıflama hastanın tedavi planını ve yaşam beklentisini doğrudan etkiler.

Liposarkom Neden Oluşur?

Liposarkom, yağ dokusundan gelişen kötü huylu bir yumuşak doku tümörüdür ve oluşum süreci hücresel düzeyde başlayan karmaşık biyolojik değişimlere dayanır. Günümüzde liposarkomun tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıktığı söylenemez; ancak bazı genetik, çevresel ve biyolojik faktörlerin birlikte etkili olduğu bilinmektedir.

1. Genetik Hücre Bozuklukları

Liposarkomun temelinde, yağ hücrelerinin DNA yapısında meydana gelen mutasyonlar yer alır. Bu mutasyonlar hücrelerin kontrolsüz bölünmesine, normal yağ hücresi yerine kanser hücresine dönüşmesine ve çevre dokulara saldırgan şekilde yayılmasına neden olur. Özellikle bazı liposarkom türlerinde MDM2 ve CDK4 gibi genlerde anormallikler saptanmıştır. Bu genetik değişiklikler, tümörün hem büyüme hızını hem de tekrarlama riskini belirler.

2. Radyasyona Maruz Kalma

Daha önce başka bir hastalık nedeniyle radyoterapi almış kişilerde, yıllar sonra liposarkom gelişme riski artabilir. Radyasyon yağ hücrelerinin DNA’sına zarar verir, hücresel kontrol mekanizmalarını bozar ve uzun vadede kanserleşmeye yol açabilir. Bu nedenle geçmişte ışın tedavisi almış bireylerde yeni gelişen yumuşak doku kitleleri ciddiyetle değerlendirilmelidir.

3. Önceden Var Olan Yumuşak Doku Kitleleri

Uzun süredir vücutta bulunan bazı yağ dokusu kitleleri nadiren zaman içinde liposarkoma dönüşebilir. Özellikle hızla büyümeye başlayan, sertleşen ve derin dokulara ilerleyen yağ kitleleri, basit lipomdan ziyade liposarkom yönünden araştırılmalıdır.

4. Travma ve Doku Hasarı

Tek başına travma liposarkom nedeni değildir; ancak uzun süreli doku hasarı, kronik inflamasyon ve bölgesel kan dolaşım bozukluğu yağ dokusundaki hücrelerin yapısını bozarak kanserleşmeye zemin hazırlayabilir.

5. Yaş ve Biyolojik Faktörler

Liposarkom en sık 40 yaş üzerindeki bireylerde ve erkeklerde biraz daha fazla görülür. Bu yaş grubunda hücresel onarım mekanizmaları zayıfladığı için DNA hasarları daha kolay birikir ve kanser gelişme riski artar.

Liposarkomun Türleri Nelerdir?

Liposarkom, tek tip bir tümör değildir; hücresel yapısına, büyüme hızına ve yayılma potansiyeline göre farklı alt türlere ayrılır. Bu sınıflandırma hem hastalığın seyrini hem de tedavi stratejisini doğrudan belirler.

1. İyi Diferansiye Liposarkom

Bu tür, en sık görülen ve en yavaş ilerleyen liposarkom tipidir. Hücre yapısı normal yağ dokusuna oldukça benzediği için uzun süre sessiz büyüyebilir, nadiren metastaz yapar ancak bulunduğu bölgede sürekli büyüyerek organlara baskı oluşturabilir. Özellikle karın içi ve uyluk bölgesinde sık görülür. Cerrahi olarak tamamen çıkarılmazsa tekrarlama riski yüksektir.

2. Dediferansiye Liposarkom

Bu tip, iyi diferansiye liposarkomun zamanla daha agresif bir forma dönüşmesiyle ortaya çıkar. Daha hızlı büyür, çevre dokulara saldırgandır ve metastaz riski artmıştır. Tedavisi daha zordur ve çoğu zaman cerrahiye ek olarak radyoterapi veya kemoterapi gerektirir.

3. Miksoid Liposarkom

Miksoid liposarkom, jel kıvamında bir doku içinde gelişen yağ hücrelerinden oluşur. Bu tür orta derecede agresiftir, genellikle genç erişkinlerde görülür ve akciğer, kemik ve yumuşak dokulara yayılabilir. Radyoterapiye en duyarlı liposarkom tiplerinden biridir.

4. Yuvarlak Hücreli Liposarkom

Miksoid tipin daha agresif alt formudur. Hızlı büyür, metastaz yapma riski yüksektir ve daha yoğun kemoterapi gerektirir. Bu tip, kötü seyirli liposarkomlar arasında yer alır.

5. Pleomorfik Liposarkom

En nadir ancak en agresif liposarkom türüdür. Bu tümör hızlı ilerler, erken dönemde akciğer ve kemiklere yayılabilir ve yüksek ölüm riski taşır. Genellikle ileri cerrahi ve kombine onkolojik tedavi gerektirir.

Liposarkom Hangi Bölgelerde Görülür?

Liposarkom, yağ dokusundan köken alan bir yumuşak doku kanseri olduğu için vücudun yağ içeren tüm bölgelerinde teorik olarak gelişebilir. Ancak klinik olarak bazı bölgeler bu tümör için çok daha risklidir.

1. Uyluk ve Kalça Bölgesi

Liposarkomun en sık görüldüğü yer uyluk ve kalça bölgesidir. Bu bölgelerde kasların arasında derin yağ dokusu bulunur, tümör uzun süre dışarıdan fark edilmeden büyüyebilir ve hasta genellikle yalnızca bacakta şişlik veya dolgunluk hisseder. İleri evrede ağrı, yürüme güçlüğü ve sinirlere bası gelişebilir.

2. Karın İçi (Retroperitoneal Alan)

En tehlikeli yerleşimlerden biridir. Karın boşluğunun arka kısmında gelişen liposarkomlar böbreklere, bağırsaklara ve büyük damarlara baskı yaparak hayati sorunlara yol açabilir. Bu bölgede gelişen tümörler çok büyük boyutlara ulaşana kadar belirti vermeyebilir.

3. Diz ve Diz Arkası

Diz çevresinde gelişen liposarkomlar hareket sırasında ağrı, şişlik ve diz bükülmesinde zorlanma gibi belirtiler oluşturur. Bazen kemik veya eklem kaynaklı bir sorunla karışabilir.

4. Omuz, Kol ve Koltuk Altı

Bu bölgelerdeki liposarkomlar kol hareketlerini kısıtlayabilir, sinir basısı nedeniyle uyuşma ve güçsüzlük yapabilir ve lenf düğümleriyle karışabilir. Özellikle koltuk altındaki kitleler dikkatle değerlendirilmelidir.

5. Boyun ve Göğüs Duvarı

Daha nadir olmakla birlikte liposarkom boyun ve göğüs duvarında da görülebilir. Bu bölgelerde solunum zorluğu, yutma güçlüğü ve boyunda sert şişlik şeklinde bulgular ortaya çıkabilir.

Liposarkom Belirtileri Nelerdir?

Liposarkom, genellikle derin yumuşak dokularda geliştiği için uzun süre belirti vermeden büyüyebilir. Ancak ilerledikçe ortaya çıkan belirtiler, basit bir yağ bezesinden çok daha ciddi bir tabloyu işaret eder.

1. Giderek Büyüyen Sert Kitle

Liposarkomun en tipik belirtisi zamanla büyüyen, sertleşen ve çevre dokulara yapışık gibi duran bir şişliktir. Lipomlardan farklı olarak liposarkom genellikle hareketli değildir ve derin dokularda yer alır.

2. Ağrı ve Hassasiyet

Başlangıçta ağrısız olabilir. Ancak tümör büyüdükçe sinirlere baskı yapar, kas dokusunu gerer ve damarları sıkıştırır. Bu durum derin, künt ve sürekli bir ağrıya yol açar. Özellikle gece ağrıları ve istirahatte artan ağrı liposarkom için uyarıcıdır.

3. Hareket Kısıtlılığı

Uyluk, diz veya omuz çevresinde gelişen liposarkomlar yürümede zorlanma, kol kaldırmada güçlük ve eklem hareketlerinde azalma oluşturabilir. Bu, tümörün kas ve tendonları sıkıştırmasının sonucudur.

4. Uyuşma ve Güçsüzlük

Tümör sinirlere baskı yaptığında uyuşma, karıncalanma ve kaslarda güç kaybı görülebilir. Bu durum özellikle koltuk altı, uyluk ve diz arkasındaki liposarkomlarda sık rastlanır.

5. Karın İçi Yerleşimlerde Özel Belirtiler

Karın içinde gelişen liposarkomlarda karında şişlik, erken doyma hissi, kabızlık, kilo kaybı ve idrar yapmada zorlanma gibi belirtiler görülebilir. Bu bulgular tümörün iç organlara baskı yapmasından kaynaklanır.

6. Genel Kanser Belirtileri

İleri evre liposarkomlarda halsizlik, iştahsızlık, nedensiz kilo kaybı ve gece terlemeleri gibi sistemik belirtiler de ortaya çıkabilir.

Liposarkom ile Lipom (Yağ Bezesi) Arasındaki Fark

Liposarkom ve lipom, her ikisi de yağ dokusundan köken alsa da, biyolojik davranışları, tedavi yaklaşımları ve oluşturdukları riskler açısından birbirinden tamamen farklıdır.

1. İyi Huylu – Kötü Huylu Farkı

Lipom, iyi huylu (benign) bir yağ dokusu kitlesidir. Vücuda yayılmaz, hayati risk oluşturmaz. Liposarkom ise kötü huylu (malign) bir tümördür. Çevre dokulara yayılabilir, tekrarlayabilir ve bazı türleri uzak organlara metastaz yapabilir.

2. Büyüme Şekli

Lipom yavaş büyür ve genellikle yıllar boyunca değişmez. Liposarkom ise zamanla hızlanarak büyür, çevre dokuları sıkıştırır ve organlara baskı yapabilir. Hızlı büyüyen her yağ kitlesi liposarkom açısından şüpheli kabul edilmelidir.

3. Yerleşim Derinliği

Lipom çoğunlukla cilt altındadır ve kolayca elle hissedilir. Liposarkom ise kasların arasında, karın içinde ve derin yumuşak dokularda yer alır. Bu nedenle dışarıdan fark edilmesi daha geç olur.

4. Sertlik ve Hareketlilik

Lipom yumuşaktır ve parmakla bastırıldığında hareket eder. Liposarkom serttir, çevre dokulara yapışık gibidir ve kolay hareket etmez. Bu fark fizik muayenede önemli bir ipucudur.

5. Ağrı ve Belirti

Lipom genellikle ağrısızdır. Liposarkom büyüdükçe ağrı, uyuşma, güç kaybı ve hareket kısıtlılığı gibi belirtiler ortaya çıkar.

6. Görüntüleme ve Tanı

Lipom MR ve ultrason ile kolayca tanınır. Liposarkomda ise MR, BT ve biyopsi gerekir. Kesin tanı mutlaka patolojik inceleme ile konur.

Liposarkom Nasıl Teşhis Edilir?

Liposarkom, sıradan bir yağ bezesi gibi başlayabildiği için tanı süreci son derece dikkatli yürütülmelidir. Yanlış veya geç konulan tanı, tümörün büyümesine, çevre dokulara yayılmasına ve tedavi şansının azalmasına neden olabilir.

1. Klinik Değerlendirme ve Fizik Muayene

Tanı süreci hastanın şikâyetlerinin ayrıntılı olarak dinlenmesiyle başlar. Doktor özellikle kitlenin ne zamandır var olduğu, ne kadar sürede büyüdüğü, ağrı yapıp yapmadığı ve hareketle ilişkisi gibi bilgileri sorgular. Fizik muayenede sert, derin yerleşimli ve hareket etmeyen kitleler liposarkom açısından şüpheli kabul edilir.

2. Manyetik Rezonans (MR)

MR, liposarkom tanısında en önemli görüntüleme yöntemidir. Tümörün boyutu, derinliği, kas, damar ve sinirlerle ilişkisi ve yağ dokusu içindeki anormal alanlar ayrıntılı şekilde değerlendirilir. Ayrıca lipom ile liposarkom arasındaki fark büyük ölçüde MR ile anlaşılabilir.

3. Bilgisayarlı Tomografi (BT)

BT özellikle karın içi liposarkomlarda, kemiklere yakın yerleşimlerde ve akciğer metastazı araştırılırken kullanılır. Tümörün iç yapısını ve yayılımını net olarak gösterir.

4. Biyopsi (Kesin Tanı)

Liposarkom tanısında en kritik aşama biyopsidir. Biyopsi ile tümörün gerçekten kanser olup olmadığı, liposarkomun alt tipi ve ne kadar agresif olduğu belirlenir. Görüntüleme eşliğinde, kontrollü şekilde yapılması çok önemlidir; yanlış yerden alınan biyopsi tanıyı zorlaştırabilir.

5. Evreleme (Yayılımın Araştırılması)

Tanı kesinleştikten sonra akciğer tomografisi, gerekirse kemik taraması ve karın ile pelvis görüntülemeleri yapılarak tümörün başka organlara yayılıp yayılmadığı araştırılır. Bu aşama tedavi planını belirler.

Liposarkom Tedavisi

Liposarkom tedavisi, tümörün türüne, büyüklüğüne, bulunduğu bölgeye ve yayılım durumuna göre kişiye özel olarak planlanır. Tedavi, deneyimli bir ortopedik onkoloji ekibi tarafından yürütülmelidir.

1. Cerrahi Tedavi (Temel Tedavi Yöntemi)

Liposarkom tedavisinin temelini geniş cerrahi rezeksiyon oluşturur. Amaç, tümörü etrafındaki sağlam dokularla birlikte tamamen çıkarmaktır. Cerrahi sırasında tümörün tamamı kapsülüyle birlikte çıkarılır, sinir, damar ve kas dokusu mümkün olduğunca korunur ve gerekirse rekonstrüktif cerrahi uygulanır. Özellikle uyluk, kalça, karın içi ve retroperitoneal liposarkomlarda cerrahi teknik son derece önemlidir.

2. Radyoterapi (Işın Tedavisi)

Radyoterapi, liposarkomda sıklıkla cerrahiye destek olarak kullanılır. Ameliyat öncesi tümörü küçültmek, ameliyat sonrası mikroskobik kalan hücreleri yok etmek ve tekrar riskini azaltmak amacıyla uygulanır. Özellikle yüksek dereceli (agresif) liposarkom türlerinde radyoterapi, tedavi başarısını belirgin şekilde artırır.

3. Kemoterapi

Kemoterapi, her liposarkom türünde aynı etkiyi göstermez. Ancak dediferansiye, yuvarlak hücreli ve pleomorfik gibi agresif alt tiplerde, özellikle yayılım varsa, kemoterapi önemli bir tedavi seçeneğidir. Amaç, tümör hücrelerini küçültmek ve vücuttaki gizli metastazları baskılamaktır.

4. Hedefe Yönelik ve Akıllı Tedaviler

Son yıllarda liposarkom tedavisinde moleküler hedefli ilaçlar kullanılmaya başlanmıştır. Bu ilaçlar tümör hücrelerinin büyüme sinyallerini bloke eder ve klasik kemoterapiye göre daha seçici etki gösterir. Özellikle tekrarlayan veya metastatik liposarkomlarda önemli bir seçenek haline gelmiştir.

5. Takip ve Nüks Kontrolü

Liposarkom tedavisinden sonra düzenli takip hayati önem taşır. Bu tümörler yıllar sonra bile tekrar edebilir. Takip sürecinde MR ve BT kontrolleri, akciğer taramaları ve klinik muayeneler belirli aralıklarla yapılır. Erken yakalanan nüksler yeniden cerrahi veya ek tedavilerle kontrol altına alınabilir.

Liposarkom Sonrası Takip ve Yaşam

Liposarkom sonrası yaşam, tedavinin bitmesiyle sona ermez; aksine düzenli takip ve bilinçli yaşam tarzı bu sürecin en önemli parçasıdır. Liposarkom, bazı hastalarda yıllar sonra bile tekrarlayabilen veya başka organlara yayılabilen bir yumuşak doku kanseridir.

1. Düzenli Kontroller Neden Hayati Önem Taşır?

Liposarkomda nüks (tekrar) riski, tümörün tipi ve yerleşimine göre değişir. Özellikle retroperitoneal liposarkom ve yüksek dereceli alt tiplerde bu risk daha yüksektir. Bu nedenle hastalar belirli aralıklarla MR veya BT, akciğer tomografisi ve fizik muayene ile izlenir.

2. Takip Programı Nasıl Olur?

Genel olarak liposarkom sonrası takip şu şekilde planlanır:

  • İlk 2 yıl: 3–6 ayda bir görüntüleme
  • 3–5. yıllar: 6 ayda bir
    1. yıldan sonra: yılda 1 kez

Bu program, liposarkomun evresi ve türüne göre kişiye özel olarak uyarlanır.

3. Günlük Yaşamda Nelere Dikkat Edilmeli?

Liposarkom tedavisi sonrası yaşam kalitesi büyük ölçüde korunabilir. Ancak ameliyat bölgesinde yeni şişlik, sertlik veya ağrı gelişirse ihmal edilmemelidir. Ani kilo kaybı, halsizlik veya nefes darlığı mutlaka değerlendirilmelidir. Aşırı yük bindiren aktivitelerden kaçınılmalı, kontrollü egzersiz tercih edilmelidir.

4. Psikolojik ve Sosyal Destek

Kanser tanısı alan birçok hasta, tedavi sonrasında da kaygı yaşamaya devam eder. Liposarkom sonrası dönemde psikolojik destek, hasta destek grupları ve rehabilitasyon programları hem ruhsal hem fiziksel iyileşmeyi hızlandırır.

Genel Değerlendirme

Liposarkom, yağ dokusundan gelişen ve çoğu zaman lipom (yağ bezesi) ile karıştırılan, ancak aslında kötü huylu bir yumuşak doku tümörü olan ciddi bir hastalıktır. Özellikle büyüyen yağ bezesi, sert kitle ve derin dokuda yerleşmiş şişlik gibi bulgular, liposarkomun erken işaretleri olabilir. Bu nedenle vücutta fark edilen her kitle, basit bir yağ bezesi olarak görülmeden mutlaka liposarkom açısından değerlendirilmelidir.

Liposarkomun farklı alt tipleri bulunur ve her biri farklı hızda ilerler. İyi diferansiye liposarkomlar yavaş seyirli olabilirken, dediferansiye ve pleomorfik liposarkomlar daha agresif davranır. Bu yüzden MR, tomografi ve biyopsi ile yapılan doğru liposarkom teşhisi, tedavi başarısının temelini oluşturur. Liposarkom tedavisi, geniş cerrahi çıkarım üzerine kuruludur ve gerektiğinde radyoterapi ile kemoterapi ile desteklenir. Tedavi sonrası süreçte liposarkom takibi hayati önem taşır.

Bu nedenle liposarkom, erken fark edildiğinde ve doğru şekilde yönetildiğinde başarılı sonuçlar alınabilen bir kanser türüdür. Vücutta ortaya çıkan şüpheli yağ dokusu kitlelerinin ciddiye alınması ve zamanında uzman değerlendirmesi, hastalığın seyrini belirleyen en önemli faktördür.

Sıkça Sorulan Sorular

Liposarkom, yağ dokusundan köken alan kötü huylu bir yumuşak doku tümörüdür. Basit bir yağ bezesi değildir ve kanser özelliği taşır.

Lipom iyi huylu ve zararsızdır. Liposarkom ise büyüyebilen, çevre dokulara yayılabilen ve tedavi edilmezse tehlikeli olabilen bir kanser türüdür.

Liposarkom genellikle uyluk, kalça, diz çevresi, omuz ve karın içi (retroperitoneal alan) bölgelerinde görülür.

Ağrısız büyüyen kitle, sertlik, şişlik, hareket kısıtlılığı, sinire basıya bağlı ağrı veya uyuşma en sık görülen liposarkom belirtileridir.

Liposarkom tanısı MR, bilgisayarlı tomografi ve biyopsi ile konur. Biyopsi, tümörün liposarkom olup olmadığını kesinleştirir.

Evet. Liposarkomun temel tedavisi cerrahi olarak tümörün tamamen çıkarılmasıdır. Gerekli durumlarda radyoterapi ve kemoterapi uygulanır.

Evet, bazı liposarkom türleri yıllar sonra tekrar edebilir. Bu yüzden düzenli görüntüleme ile takip şarttır.

Erken teşhis ve doğru tedavi ile liposarkom kontrol altına alınabilir. Geç evrede teşhis edilen vakalar daha risklidir.

Hayır. Çoğu yağ bezesi lipomdur. Ancak büyüyen, sert veya derin yerleşimli yağ kitleleri liposarkom açısından değerlendirilmelidir.

Kesin bir korunma yolu yoktur. Ancak vücutta fark edilen her kitleyi erken dönemde değerlendirmek liposarkomun erken yakalanmasını sağlar.

#liposarkom #yumuşak doku sarkomu #yağ dokusu kanseri #lipom #ortopedik onkoloji

İçindekiler

Yazı Bilgileri

Yayın Tarihi
Okuma Süresi 11 dakika
Kategori Hastalık & Tedaviler
Yazar Prof. Dr. Yavuz Arıkan

İlgili Yazılar

Prof. Dr. Yavuz Arıkan - Ortopedik Onkoloji ve Travmatoloji Uzmanı

Prof. Dr. Yavuz Arıkan

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Kemik ve Yumuşak Doku Tümörleri Uzmanı 1978 yılında Uşak'ta doğdu

Eğitim & Uzmanlık

2003 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi

İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ihtisasını tamamladı (2010)

Profesyonel Deneyim

Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde mecburi hizmet görevini tamamladı

2012 yılından itibaren Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde uzman doktor olarak görev yapıyor

2. Ortopedi Kliniği'nde kemik ve yumuşak doku tümörleri alanında uzmanlaşmış

2013 yılında Ortopedi Board sınavını başarıyla geçerek TOTEK üyesi oldu

Uzmanlık Alanları
Ortopedi ve Travmatoloji Ortopedik Onkoloji Kemik Tümörleri Yumuşak Doku Tümörleri Kemik Kisti Hastalıkları Eklem Protezleri Travma Cerrahisi
Çalıştığı Kurum

Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi