Ana içeriğe geç
Hastalık & Tedaviler

Avasküler Nekroz Tedavisi (Core Decompression)

Avasküler nekroz, kemiğe giden kan dolaşımının bozulması sonucu kemik dokusunun canlılığını kaybetmesiyle ortaya çıkan ortopedik hastalıktır. Core decompression tedavisi, belirtileri ve süreci.

Prof. Dr. Yavuz Arıkan
13 dk okuma
Avasküler Nekroz Tedavisi (Core Decompression)
Hastalık & Tedaviler

Avasküler Nekroz Tedavisi (Core Decompression) - Görsel

Avasküler Nekroz Nedir?

Avasküler nekroz, kemiğe giden kan dolaşımının azalması veya tamamen kesilmesi sonucu kemik dokusunun canlılığını kaybetmesiyle ortaya çıkan ciddi bir ortopedik hastalıktır. Kan akışı bozulduğunda kemik hücreleri yeterli oksijen ve besin alamaz, zamanla ölür ve kemik yapısı zayıflamaya başlar. Bu durum ilerlediğinde kemikte çökme meydana gelir ve eklem yüzeyi bozulur.

Avasküler nekroz en sık kalça ekleminde, özellikle uyluk kemiğinin başı olan femur başında görülür. Bunun dışında omuz, diz ve ayak bileği gibi yük taşıyan eklemlerde de ortaya çıkabilir. Hastalık başlangıçta sinsi ilerler ve erken dönemde belirti vermeyebilir. Ancak kemik dokusu zayıfladıkça kalça ağrısı, kasık ağrısı, hareket kısıtlılığı ve yürüme güçlüğü gibi şikâyetler ortaya çıkar.

Bu hastalıkta temel sorun, kemiğin kendi iç damar sisteminin hasar görmesidir. Kortizon kullanımı, alkol, travmalar, pıhtılaşma bozuklukları ve bazı romatizmal hastalıklar bu damarların tıkanmasına yol açarak avasküler nekrozu başlatabilir. Zamanla kemiğin taşıyıcı gücü azalır ve özellikle kalça gibi yük taşıyan eklemlerde çökme riski ortaya çıkar.

Avasküler nekroz erken teşhis edilmezse eklem yüzeyi bozulur ve kalıcı hasar oluşur. Bu aşamada hastalar günlük yaşamda ciddi zorlanma yaşar ve çoğu zaman kalça protezi gibi büyük cerrahi işlemler gerekir. Ancak erken evrede tanı konulduğunda core decompression (çekirdek boşaltma) gibi eklem koruyucu tedavilerle kemiğin canlılığı korunabilir.

Avasküler Nekroz

Avasküler Nekroz Neden Oluşur?

Avasküler nekroz, kemiğin kanla beslenmesini sağlayan küçük damarların hasar görmesi veya tıkanması sonucu ortaya çıkar. Kemik dokusu, canlılığını sürdürebilmek için sürekli oksijen ve besin desteğine ihtiyaç duyar. Bu dolaşım bozulduğunda kemik hücreleri ölür, kemik yapısı zayıflar ve zamanla çökme gelişir. Bu süreci başlatan birçok tıbbi ve çevresel faktör bulunmaktadır.

En yaygın nedenlerin başında uzun süreli kortizon kullanımı gelir. Astım, romatizmal hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları ve organ nakli sonrası kullanılan kortizon, kemik içindeki yağ metabolizmasını değiştirir. Bu durum küçük damarların tıkanmasına yol açarak kemiğin beslenmesini bozar. Benzer şekilde aşırı alkol tüketimi de kemik iliği içinde yağ hücrelerinin artmasına neden olur ve damarların daralmasına yol açar.

Kalça kırıkları, çıkıklar ve ciddi travmalar, kemiğe giden ana damarların zarar görmesine neden olabilir. Özellikle femur başını besleyen damarlar hasar gördüğünde kalça ekleminde hızla avasküler nekroz gelişebilir. Travmaya bağlı oluşan dolaşım bozuklukları genellikle genç hastalarda görülür ve erken dönemde ilerleyici seyir gösterebilir.

Bazı kişilerde pıhtılaşma bozuklukları, kanın küçük damarlarda akışını zorlaştırır. Bu durum kemik içindeki kılcal damarların tıkanmasına yol açarak kanlanmayı azaltır. Ayrıca lupus, romatoid artrit ve bazı bağ dokusu hastalıkları da damar yapısını etkileyerek avasküler nekroz riskini artırır.

Kanser tedavilerinde kullanılan kemoterapi ve radyoterapi, kemik hücrelerinin yenilenme kapasitesini azaltabilir. Bunun sonucunda kemiğin kendini onarma yeteneği zayıflar ve dolaşım bozukluğu ile birleştiğinde nekroz gelişebilir. Ayrıca bazı hastalarda hiçbir belirgin neden olmadan da avasküler nekroz ortaya çıkabilir; bu durum idiopatik avasküler nekroz olarak adlandırılır.

Tüm bu faktörlerin ortak noktası, kemiğin içindeki mikroskobik damar yapısının bozulmasıdır. Kan akışı kesildiğinde kemik dokusu canlılığını yitirir ve eklem yüzeyi zamanla çöker. Bu nedenle risk faktörleri olan kişilerde erken dönemde yapılan kontroller, avasküler nekrozun ilerlemesini önlemede büyük önem taşır.

Core Decompression (Çekirdek Boşaltma) Nedir?

Core decompression, avasküler nekroz hastalığının erken evrelerinde uygulanan, eklemi korumaya yönelik modern bir cerrahi tedavi yöntemidir. Bu işlemde amaç, kemiğin içinde artan basıncı azaltmak, kan dolaşımını yeniden sağlamak ve ölmeye başlayan kemik dokusunun iyileşmesini teşvik etmektir. En sık kalça eklemi için uygulanır, ancak omuz, diz ve ayak bileği gibi diğer eklemlerde de tercih edilebilir.

Avasküler nekrozda kemik içindeki kan akışı bozulur. Bu durum kemik iliğinde basıncın artmasına neden olur ve zaten zayıflamış olan damarlar daha da sıkışır. Core decompression sırasında, kemik içine ince kanallar açılarak bu iç basınç düşürülür. Böylece kemik dokusuna yeni damarların büyümesi için uygun bir ortam oluşturulur ve oksijen ile besin taşınması yeniden başlar.

Bu işlem sırasında sadece basınç azaltmakla kalınmaz, aynı zamanda nekrotik yani ölü kemik dokusuna ulaşılır. Bazı hastalarda bu boşluk, kemik grefti, biyolojik dolgu materyalleri veya kök hücre destekli uygulamalarla doldurulur. Bu sayede kemiğin kendini yenileme kapasitesi artırılır ve kemik çökmesi riski azaltılır.

Core decompression özellikle kemik yüzeyi henüz çökmemiş hastalarda etkilidir. Eğer kemik başı çökmeye başlamışsa, eklem yüzeyi bozulduğu için bu yöntem tek başına yeterli olmaz. Bu nedenle avasküler nekrozun erken teşhisi, core decompression tedavisinin başarısını doğrudan etkiler.

Bu yöntem sayesinde hastanın kendi eklemi korunur, ağrı azalır ve kalça protezi gibi büyük ameliyatlara duyulan ihtiyaç geciktirilebilir. Özellikle genç ve aktif hastalarda, core decompression kalça fonksiyonlarını uzun yıllar korumada önemli bir rol oynar.

Core Decompression Kimlere Uygulanır?

Core decompression, avasküler nekroz hastalığının erken evrelerinde olan ve eklem yapısı henüz bozulmamış hastalar için en etkili tedavi seçeneklerinden biridir. Bu yöntem özellikle kemiğin çökme riski taşıdığı, ancak eklem yüzeyinin hâlâ korunabildiği dönemlerde uygulanır. Amaç, kemiğin canlılığını sürdürmesini sağlamak ve daha ileri cerrahi işlemleri geciktirmektir.

Bu tedavi en çok kalça avasküler nekrozu olan hastalarda tercih edilir. Femur başı henüz çökmemiş, ancak MR görüntülemede kanlanma bozukluğu saptanmış kişiler, core decompression için ideal adaylardır. Erken evrede yapılan müdahale, kalça protezi ihtiyacını yıllarca erteleyebilir.

Genç ve orta yaş grubundaki hastalar bu yöntemden en fazla faydayı gören gruptur. Çünkü bu hastalarda kemik iyileşme kapasitesi daha yüksektir ve eklemi korumak uzun vadede çok daha büyük avantaj sağlar. Özellikle aktif yaşam süren, spor yapan veya fiziksel olarak hareketli olan kişilerde kendi eklemini korumak öncelikli hedef olur.

Kortizon kullanımı, alkol tüketimi, romatizmal hastalıklar veya daha önce kalça travması geçirmiş kişilerde gelişen avasküler nekrozda da core decompression sıkça tercih edilir. Bu hastalarda dolaşım bozukluğu erken fark edilirse, kemik dokusunun kendini toparlama şansı yüksektir.

Kemik başı çökmüş, eklem yüzeyi bozulmuş ve ileri derecede ağrı ile hareket kısıtlılığı olan hastalarda ise core decompression yeterli olmaz. Bu durumlarda genellikle kalça protezi gibi daha kapsamlı cerrahi tedaviler gerekir.

Doğru hasta seçimi, core decompression başarısının en önemli belirleyicisidir. Erken tanı, doğru evreleme ve uygun cerrahi planlama ile bu yöntem, avasküler nekroz tedavisinde eklemi koruyan güçlü bir seçenek sunar.

Core Decompression Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Core decompression ameliyatı, avasküler nekroz tedavisinde kemiğin canlılığını korumayı amaçlayan minimal invaziv bir cerrahi işlemdir. Bu yöntem, özellikle kalça avasküler nekrozu olan ve kemik çökmesi henüz başlamamış hastalarda uygulanır. Amaç, kemik içindeki basıncı düşürmek, kan dolaşımını artırmak ve kemik dokusunun iyileşmesini sağlamaktır.

Ameliyat öncesinde hasta detaylı bir şekilde değerlendirilir. Röntgen ve özellikle MR görüntüleme ile nekrozun yeri, boyutu ve evresi belirlenir. Bu görüntüler, hangi noktaya ve ne kadar derinliğe müdahale edileceğini hassas şekilde planlamaya yardımcı olur.

Ameliyat genellikle spinal veya genel anestezi altında yapılır. Hasta sırtüstü pozisyonda yatırılır ve ameliyat sahası steril olarak hazırlanır. Özel bir görüntüleme sistemi (skopi) yardımıyla femur başındaki nekrotik bölge milimetrik olarak hedeflenir. Uyluk kemiğinin dış tarafından küçük bir cilt kesisi yapılır ve ince bir matkap yardımıyla kemik içine kontrollü bir kanal açılır.

Bu kanal, nekrozlu yani kanlanması bozulmuş kemik bölgesine kadar ilerletilir. Açılan bu yol sayesinde kemik içindeki basınç azalır ve yeni damarların oluşması için uygun bir ortam sağlanır. Bazı hastalarda bu boşluk, kemik grefti, biyolojik dolgu maddeleri veya kök hücre destekli materyallerle doldurularak kemik iyileşmesi daha da desteklenir.

İşlem genellikle 30–60 dakika arasında sürer ve büyük bir kesi gerektirmez. Ameliyat sonrası hasta kısa sürede ayağa kaldırılır ancak ilk haftalarda kalça üzerine tam yük verilmez. Bu sayede açılan kemik kanalı güvenli şekilde iyileşir ve kanlanma yeniden oluşur.

Core decompression, erken evre avasküler nekrozda uygulandığında kemiğin çökmesini önleyebilir, ağrıyı azaltır ve kalça protezi ihtiyacını geciktiren etkili bir tedavi seçeneği sunar.

Core Decompression’un Avantajları

Core decompression, avasküler nekroz tedavisinde uygulanan en önemli eklem koruyucu cerrahi yöntemlerden biridir. Bu işlemin en büyük avantajı, kemiğin ve eklemin doğal yapısını koruyarak hastanın kendi eklemiyle yaşamına devam etmesini sağlamasıdır. Özellikle kalça avasküler nekrozu olan genç ve aktif hastalarda bu yöntem büyük bir avantaj sunar.

En önemli faydalarından biri, kalça protezi ihtiyacını geciktirmesidir. Avasküler nekroz ilerlediğinde kemik başı çöker ve eklem yüzeyi bozulur. Bu durumda protez ameliyatı kaçınılmaz hale gelir. Core decompression erken evrede uygulandığında kemiğin kanlanmasını yeniden artırarak çökme riskini azaltır ve proteze giden süreci yıllarca öteleyebilir.

Bu yöntem aynı zamanda kalça ağrısını azaltır. Kemik içindeki basınç düşürüldüğünde ağrıya neden olan sinir uçları üzerindeki baskı azalır. Hastalar genellikle kısa sürede rahatlama hisseder ve günlük hareketlerini daha konforlu yapabilir.

Core decompression, minimal invaziv bir işlemdir. Küçük bir kesi ile uygulanır, büyük ameliyatlara göre daha az doku hasarı oluşturur ve iyileşme süresi daha kısadır. Hastalar genellikle kısa sürede taburcu olur ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebilir.

Bu tedavi yöntemi, kemik iyileşmesini doğal yollarla teşvik eder. Açılan kanallar sayesinde yeni kan damarlarının oluşumu hızlanır ve kemik dokusunun kendini yenileme kapasitesi artar. Kök hücre veya kemik grefti destekli uygulamalarla bu etki daha da güçlendirilebilir.

Ayrıca eklem hareket açıklığı korunur. Kemik çökmesi engellendiği için kalça eklemi doğal şeklini muhafaza eder ve uzun vadede sertlik, şekil bozukluğu ve fonksiyon kaybı riski azalır.

Tüm bu özellikleriyle core decompression, erken evre avasküler nekroz tedavisinde hem etkili hem de eklemi koruyan modern bir cerrahi seçenektir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Core decompression ameliyatı sonrası iyileşme süreci, avasküler nekroz tedavisinin başarısı açısından büyük önem taşır. Bu dönemde kemiğin yeniden kanlanması, açılan kanalların iyileşmesi ve kemik dokusunun kendini onarması hedeflenir. Hastanın doktor önerilerine uyması, tedavinin kalıcı etkisini doğrudan belirler.

Ameliyattan sonra hastalar genellikle 1 gün içinde taburcu edilir. İlk günlerde kalça bölgesinde hafif ağrı, şişlik ve hassasiyet görülebilir. Bu durum normaldir ve verilen ağrı kesicilerle kontrol altına alınır. En önemli nokta, ameliyat edilen kalça üzerine erken dönemde fazla yük verilmemesidir.

İlk 4–6 hafta boyunca hasta koltuk değneği kullanarak kısmi yükle yürür. Bu süre, kemiğin açılan kanallar boyunca iyileşmesini ve yeni damarların oluşmasını destekler. Aşırı yük verilmesi, kemiğin zayıflayan bölgesinde çökme riskini artırabilir. Bu nedenle yük verme miktarı doktor tarafından aşamalı olarak artırılır.

Fizik tedavi ve egzersiz programları iyileşme sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Kalça çevresi kaslarını güçlendiren ve eklem hareket açıklığını koruyan egzersizler, hem ağrının azalmasına hem de yürüme dengesinin yeniden kazanılmasına yardımcı olur. Düzenli egzersiz, kalça ekleminin sağlıklı şekilde çalışmasını sağlar.

Yaklaşık 6–8 hafta sonra çoğu hasta günlük yaşam aktivitelerine daha rahat dönebilir. Uzun yürüyüşler, merdiven çıkma ve oturup kalkma hareketleri daha konforlu hale gelir. MR ve röntgen kontrolleri ile kemiğin yeniden kanlanma durumu takip edilir.

Sigara ve alkol kullanımı kemik dolaşımını olumsuz etkilediği için iyileşme döneminde kaçınılmalıdır. Dengeli beslenme, yeterli protein, D vitamini ve kalsiyum alımı kemik onarımını destekler.

Uygun bakım ve düzenli kontrollerle core decompression sonrası kalça eklemi uzun yıllar korunabilir ve avasküler nekrozun ilerlemesi büyük ölçüde yavaşlatılabilir.

Core Decompression Riskleri Var mı?

Core decompression, avasküler nekroz tedavisinde uygulanan güvenli ve etkili bir cerrahi yöntemdir. Ancak her cerrahi işlemde olduğu gibi bu tedavinin de bazı riskleri ve olası komplikasyonları bulunmaktadır. Bu riskler genellikle düşüktür ve doğru hasta seçimi ile büyük ölçüde azaltılabilir.

En sık karşılaşılan risklerden biri enfeksiyondur. Ameliyat bölgesinde kızarıklık, şişlik, ısı artışı veya akıntı oluşması enfeksiyon belirtisi olabilir. Erken dönemde fark edildiğinde antibiyotik tedavisi ile kontrol altına alınabilir.

Bir diğer olasılık, kemik iyileşmesinin yetersiz olmasıdır. Açılan kanalların çevresinde yeni damar oluşumu her hastada aynı hızda gerçekleşmeyebilir. Özellikle sigara kullananlar, şeker hastaları ve dolaşım bozukluğu olan kişilerde kemik iyileşmesi daha yavaş olabilir.

Nadir de olsa kemik çökmesinin devam etmesi görülebilir. Avasküler nekroz ileri evrede ise veya nekroz alanı geniş ise, core decompression kemiği tamamen kurtarmaya yetmeyebilir. Bu durumda ilerleyen dönemde kalça protezi gerekebilir.

Bazı hastalarda ameliyat sonrası ağrı geçici olarak artabilir. Bunun nedeni kemik içine müdahale edilmesi ve iyileşme sürecinin başlamasıdır. Bu ağrı genellikle kısa sürede azalır ve kalıcı olmaz.

Çok nadiren kemik içine açılan kanalın olduğu bölgede kırık riski oluşabilir. Bu nedenle ameliyat sonrası erken dönemde aşırı yük verilmemesi büyük önem taşır.

Tüm bu risklere rağmen, erken evre kalça avasküler nekrozu olan hastalarda core decompression, eklemi koruyan ve protez ihtiyacını geciktiren en etkili yöntemlerden biridir. Doğru zamanda ve uygun hastada uygulandığında başarı oranı oldukça yüksektir.

Core Decompression Kalıcı Bir Çözüm müdür?

Core decompression, avasküler nekroz tedavisinde kemiğin canlılığını korumayı ve eklemi mümkün olduğunca uzun süre sağlıklı tutmayı amaçlayan bir yöntemdir. Bu tedavi, özellikle hastalık erken evredeyken uygulandığında son derece etkili ve uzun vadeli sonuçlar verebilir. Ancak kalıcılığı, hastalığın evresi ve kemik dokusunun iyileşme kapasitesi ile doğrudan ilişkilidir.

Erken evre kalça avasküler nekrozu olan hastalarda, kemik yüzeyi henüz çökmemişken yapılan core decompression, kemiğin yeniden kanlanmasını sağlayabilir. Yeni damar oluşumu başladığında kemik dokusu kendini onarır ve zayıflayan bölge güçlenir. Bu sayede kemik çökmesi önlenebilir ve kalça eklemi uzun yıllar boyunca korunabilir.

Bu tedavi, kemiğin mekanik yapısını değiştirmediği için eklemin doğal hareketleri devam eder. Yani hasta kendi kalça eklemi ile yaşamını sürdürür. Bu durum özellikle genç ve aktif kişiler için büyük bir avantajdır. Kalça protezi gibi büyük cerrahi işlemler uzun süre gereksiz hale gelebilir.

Ancak core decompression, avasküler nekrozu tamamen ortadan kaldıran bir yöntem değildir. Eğer kemik çökmesi başlamışsa veya nekroz alanı çok genişse, bu işlem tek başına yeterli olmayabilir. Bu gibi durumlarda zamanla eklem yüzeyi bozulabilir ve ileri dönemde protez gerekebilir.

Ameliyatın kalıcılığı; düzenli kontroller, sigara ve alkol kullanımından kaçınma, kilo kontrolü ve önerilen egzersizlere uyum ile doğrudan bağlantılıdır. Bu faktörlere dikkat edildiğinde core decompression sonrası elde edilen iyileşme uzun yıllar korunabilir ve avasküler nekrozun ilerlemesi büyük ölçüde yavaşlatılabilir.

Core Decompression mı, Kalça Protezi mi?

Avasküler nekroz tedavisinde en çok merak edilen konulardan biri, core decompression mı yoksa kalça protezi mi daha doğru bir seçenektir? sorusudur. Bu iki yöntem, hastalığın evresine, kemik hasarının boyutuna ve hastanın yaşam tarzına göre farklı durumlarda tercih edilir.

Core decompression, kalça kemiğinde henüz çökme başlamadan önce uygulanan, eklemi korumaya yönelik bir tedavidir. Bu yöntemde amaç, kemik içindeki basıncı azaltmak ve yeni kan damarlarının oluşmasını sağlayarak kemiğin kendini onarmasına yardımcı olmaktır. Erken evre kalça avasküler nekrozu olan hastalarda core decompression, kemiğin çökmesini önleyebilir ve kalça protezine duyulan ihtiyacı yıllarca geciktirebilir. Özellikle genç ve aktif bireylerde kendi eklemini korumak büyük bir avantajdır.

Kalça protezi ise kemik yüzeyi çökmüş, eklem yapısı bozulmuş ve kalıcı ağrı ortaya çıkmış hastalarda tercih edilir. Bu yöntemde hasarlı kemik ve kıkırdak tamamen çıkarılarak yapay bir eklem yerleştirilir. Protez, ağrıyı büyük ölçüde ortadan kaldırır ve hareket kabiliyetini geri kazandırır. Ancak protezlerin belirli bir ömrü olduğu için genç hastalarda ilerleyen yıllarda tekrar ameliyat gerektirme riski vardır.

Core decompression, doğal kalça eklemini koruyan bir yaklaşım olduğu için erken evre hastalarda öncelikli olarak değerlendirilir. Kalça protezi ise geç evre avasküler nekroz vakalarında, eklem yüzeyi çöktüğünde ve günlük yaşam ciddi şekilde etkilendiğinde en etkili çözümdür.

Bu nedenle doğru tedavi seçimi; manyetik rezonans görüntüleme (MR), kemik hasarının yaygınlığı ve hastanın yaşam beklentisi göz önünde bulundurularak belirlenmelidir. Erken teşhis edilen avasküler nekrozda core decompression ile kalça protezi ihtiyacı çoğu zaman uzun süre ertelenebilir.

Sonuç

Avasküler nekroz, özellikle kalça eklemini etkileyen, kemiğin kan dolaşımının bozulması sonucu zamanla çökmesine ve ciddi eklem hasarına yol açabilen önemli bir ortopedik hastalıktır. Erken dönemde fark edilmediğinde ilerleyici seyir gösterir ve kalıcı hareket kısıtlılığı ile yaşam kalitesinde ciddi düşüşlere neden olabilir. Bu nedenle doğru tanı ve zamanında uygulanan uygun tedavi büyük önem taşır.

Bu noktada core decompression (çekirdek boşaltma), erken evre avasküler nekroz tedavisinde eklemi korumaya yönelik en etkili cerrahi yöntemlerden biridir. Kemik içindeki basıncın azaltılması ve yeni damar oluşumunun teşvik edilmesi sayesinde, kemiğin kendi kendini onarma süreci başlatılır. Bu yöntem, kemik çökmesi başlamadan uygulandığında kalça eklemini koruyabilir ve kalça protezi ihtiyacını uzun yıllar geciktirebilir.

Core decompression, özellikle genç, aktif ve erken evre kalça avasküler nekrozu olan hastalarda son derece avantajlıdır. Doğal eklemin korunması, hareket kabiliyetinin devam etmesi ve büyük bir protez ameliyatından kaçınılması, bu tedavinin en önemli kazanımları arasında yer alır. İleri evrede ise, kemik yapısı bozulmuş ve eklem yüzeyi çökmüşse kalça protezi daha kalıcı ve ağrı giderici bir çözüm haline gelir.

Tedavinin başarısı; hastalığın evresi, nekroz alanının büyüklüğü, hastanın yaşam tarzı, sigara ve alkol kullanımı ile ameliyat sonrası sürece uyum gibi faktörlerle doğrudan ilişkilidir. Düzenli kontroller, yük kısıtlamalarına uyum ve fizik tedavi desteği ile core decompression sonrası elde edilen iyileşme uzun yıllar korunabilir.

Sonuç olarak, avasküler nekrozun erken teşhisi ve doğru hastada uygulanan core decompression tedavisi, kalça eklemini koruyarak hastanın yaşam kalitesini önemli ölçüde artıran modern ve etkili bir yaklaşımdır. Erken müdahale, protez ihtiyacını geciktirmenin ve doğal eklemi uzun süre kullanabilmenin anahtarıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Avasküler nekroz, kemiğin kan dolaşımının bozulması sonucu kemik dokusunun canlılığını kaybetmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. En sık kalça eklemini etkiler ve tedavi edilmezse kemik çökmesine yol açabilir.

Uzun süreli kortizon kullanımı, alkol tüketimi, travmalar, bazı romatizmal hastalıklar ve kan dolaşımı bozuklukları kalça avasküler nekrozunun en yaygın nedenleridir.

Core decompression, avasküler nekrozlu kemiğin içine küçük kanallar açılarak basıncın azaltılması ve yeni damar oluşumunun teşvik edilmesi işlemidir. Amaç kemiği kurtarmak ve çökmesini önlemektir.

Bu tedavi, kemik çökmesi başlamamış erken evre kalça avasküler nekrozu olan hastalara uygulanır. Özellikle genç ve aktif bireylerde öncelikli tercih edilir.

Genellikle 45–90 dakika arasında sürer ve çoğu hasta birkaç gün içinde taburcu edilir.

Evet, ancak ilk haftalarda yük kısıtlaması uygulanır. Koltuk değneği veya yürüteç kullanılarak kemiğin iyileşmesi korunur.

Erken evrede uygulandığında uzun yıllar kalıcı iyileşme sağlayabilir ve kalça protezi ihtiyacını geciktirebilir. Ancak ileri evrede tek başına yeterli olmayabilir.

Ameliyat sonrası ağrı genellikle birkaç hafta içinde belirgin şekilde azalır ve iyileşme ilerledikçe tamamen kaybolabilir.

Erken evre avasküler nekrozda core decompression tercih edilir. Kemik çökmüşse ve eklem bozulmuşsa kalça protezi daha uygun bir seçenektir.

Eğer kemik iyileşmez veya çökme ilerlerse, ilerleyen dönemde kalça protezi ameliyatı gerekebilir.

Sigara ve alkol kullanımından kaçınılmalı, doktorun verdiği yük kısıtlamalarına uyulmalı ve fizik tedavi egzersizleri düzenli yapılmalıdır.

Aynı bölgede nadirdir ancak altta yatan nedenler devam ederse farklı bölgelerde tekrar görülebilir. Bu nedenle düzenli takip çok önemlidir.

#avasküler nekroz #core decompression #kalça avasküler nekroz #eklem koruyucu tedavi

İçindekiler

Yazı Bilgileri

Yayın Tarihi
Okuma Süresi 13 dakika
Kategori Hastalık & Tedaviler
Yazar Prof. Dr. Yavuz Arıkan

İlgili Yazılar

Adjuvan Nedir? Adjuvan Tedavisi Rehberi Hastalık & Tedaviler

Adjuvan Nedir? Adjuvan Tedavisi Rehberi

Adjuvan nedir, Adjuvan tedavisi kanserin geri dönmesini engellemeye yardımcı olan bir tedavi yöntemidir. Detaylı bilgi için tıklayın!

Prof. Dr. Yavuz Arıkan - Ortopedik Onkoloji ve Travmatoloji Uzmanı

Prof. Dr. Yavuz Arıkan

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Kemik ve Yumuşak Doku Tümörleri Uzmanı 1978 yılında Uşak'ta doğdu

Eğitim & Uzmanlık

2003 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi

İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ihtisasını tamamladı (2010)

Profesyonel Deneyim

Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde mecburi hizmet görevini tamamladı

2012 yılından itibaren Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde uzman doktor olarak görev yapıyor

2. Ortopedi Kliniği'nde kemik ve yumuşak doku tümörleri alanında uzmanlaşmış

2013 yılında Ortopedi Board sınavını başarıyla geçerek TOTEK üyesi oldu

Uzmanlık Alanları
Ortopedi ve Travmatoloji Ortopedik Onkoloji Kemik Tümörleri Yumuşak Doku Tümörleri Kemik Kisti Hastalıkları Eklem Protezleri Travma Cerrahisi
Çalıştığı Kurum

Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi